| Önceki başlık :: Sonraki başlık |
| Yazar |
Mesaj |
] iKsiR [ Rütbe : Site Admin
Kullanıcı profilini gör
Kayıt: 18 Tem 2006 Mesajlar: 5568 Nerden: tuzla
|
Tarih: Sal Şub 12, 2008 5:37 pm Mesaj konusu: Günün Hikayesi
|
|
|
Günün Hikayesi
Bir ormanda yaşayan ürkek, sevgi dolu bir Ceylan varmış. Ceylan
herkese yardım edermiş. Etrafındakilerin sorunlarıyla ilgilenmek mutluluk veririmiş ona... Tek mutluluğu oymuş Ceylan'ın. Diğer ceylanlar, sıkıldıkça yanına gider, dertlerini acılarını aşklarını paylaşırmış onunla. Onları dinler, çözümler bulurmuş onlara. Etrafı arkadaşlarıyla dolu olurmuş her zaman. İçindeki bütün sevgiyi verirmiş onlara. Yüreğindeki sevgi öylesine büyükmüş ki, herkese yetiyormuş. Ama kendi içinde çok mutsuzmuş. Yapayalnız hissedermiş kendini bu kadar ceylanın arasında. Hep birşeylerin eksikliğini duyarmış içinde. Bir türlü sıkıntısını, mutsuzluğunu, umutsuzluğunu atamazmış üzerinden. Yalnız kaldığında, ormanda gezintiye çıkar saatlerce dolaşırmış.. Bazan ormanın sonundaki uçuruma yaklaşır kendini oradan aşağı atmayı geçirirmiş içinden. Yaşama nedenim yok dermiş kendi kendine. Günlerden birgün yine o uçurumun kenarına gittiğinde uçurumun karşı tarafında bir Ejderha görmüş. Ejderha o kadar sıcacık bir sesle seslenmiş ki, Ceylan'ın dikkatini çekmeyi başarmış. Sohbet etmişler bir süre Ejderhayla. Ejderha da yalnızmış ormanda. İkisinin de kaderi birbirine benziyormuş. Uçurumun kenarında, bir tarafta Ceylan diğer tarafta Ejderha sohbet ederken, Ceylan o kadar kendinden geçmiş ki ne dert, ne sıkıntı ne kederini hissetmiş o anda. Kendini olmadığı kadar iyi hissetmeye başlamış. Hiç olmayacak bir şey olmuş, Ejderhayla Ceylan aşık olmuşlar birbirlerine. O günden sonra hergün uçurumun kenarına gider, aralarında uçurum olduğu halde saatlerce sohbet edermiş Ceylanla Ejderha. Hiç farkında değillermiş artık aralarındaki uçurumun. Ceylan'ın aklı fikri uçurumun kenarına gitmek ve Ejderhayla sohbet etmekmiş. Arkadaşlarını dinlerken kendini veremiyor, eskisi gibi çözüm üretecek zaman ayıramıyormuş dostlarına. Arkadaşları ne olduğunu anlamaya çalışıyor ama hiç kimse anlam veremiyormuş Ceylan'ın hareketlerine. Önceleri onunla konuşup ne olduğunu anlamaya çalışan arkadaşları, ondan cevap alamayınca yavaş yavaş ondan uzaklaşmışlar. Eskisi gibi kalabalık değilmiş etrafı artık. Ceylanın hiç kimseyi gözü görmüyormuş. Ejderha sonunda aşkını itiraf etmiş ve imkansız bir aşk olduğu için bir daha görüşmemeye karar verdiğini söylemiş Ceylan'a. Ceylan, o zaman anlamış Ejderhanın onsuz olabileceğini, ama kendisinin artık Ejderhasız olamayacağını... Yalvarmış Ejderhay'a, beni bırakma diye ağlamış Ceylan. Ben seninle yaşamaya başladım demiş. Sonunda ikna etmiş Ejderha'yı Ceylan. Ceylan çok ama çok bağlanmış Ejderha'ya. Ejderha da seviyormuş Ceylan'ı ama Ejderha, Ceylan gibi gözlerini kör edecek kadar kaptırmamış kendini bu sevdaya. Bu sevdanın Ceylan!a zarar vermesinden korkuyormuş sürekli. Aralarındaki uçurumun farkındaymış. Bir araya gelmelerinin imkansızlığını görebilyormuş Ejderha. Bir şekilde bu sevdaya son vermesi gerektiğinin farkındaymış. Ama Ceylan'a bunu kabul ettiremiyormuş. Ceylan her seferinde fenalaşıyor, kendini yelere atıyormuş. Yalvarıyormuş Ejderha'ya kendisini terketmesin diye. Yine de Ejderha'nın birgün gideceğinin farkındaymış Ceylan. Biliyormuş Ejderha'nın birgün bu aşktan elini eteğini çekeceğini. Ejderhanın iradesinin kendisininkinden güçlü olduğunu hissediyormuş Ceylan. Günler geçtikçe artık Ejderha'nın bu işi bitirmeye kararlı olduğunu iyice anlamış ceylan. Son günlerde anlamsız şeylere kızıyor, gitmek için zemin aramaya başladığını hissettirmeye başlıyormuş Ejderha. Birgün Ceylan Ejderhaya gitmiş yine ve beni özledin mi diye sormuş varır varmaz. Ejderha hayır özlemedim demiş buz dağlarını anımsatan soğuk sesiyle. İşte o zaman herşeyin bittiğin anlamış Ceylan. Sönmüş, yok omuş umutları. Yaşamı bir anda kararmış. Yalvarmanın, ağlamanın artık işe yaramayacağını anlamış. Gözyaşlarını içine akıtmaya karar vermiş o günden sonra.
|
|
| Başa dön |
|
 |
] iKsiR [ Rütbe : Site Admin
Kullanıcı profilini gör
Kayıt: 18 Tem 2006 Mesajlar: 5568 Nerden: tuzla
|
Tarih: Sal Şub 12, 2008 5:39 pm Mesaj konusu: Dostluk
|
|
|
DOSTLUK
"İnsan yalnız yaşamak için yaratılmamıştır. Doğa madem ki birlikteliği önermiş, dolayısıyla uyuşmayı ve bunu geliştirip dost olmayı da önermiş oluyor."
"Aptallar ve içinde sevgi duymayanlar dostluk kuramazlar. Çünkü dostluk birliktelikle sürer, sevgi ile yeşerir, emekle meyve verir."
"İnsanlar arasında yakınlık ve sevgi olursa anlaşabilirler ve bundan dostluk doğar."
"Dostluk ancak iyi ve erdemli insanlar arasında gerçekleşebilir. Yani, aralarında uyum olan insanların birlikteliklerinden dostluk doğar. Bu nedenledir ki birliktelikler dostlukla devam eder. Erdemli kişilerin birliktelikleri, süreklilik kazanır."
"Düşüncelerinde, beğenilerinde, yaşayışlarında benzerlik bulunanlar beraberliklerini sürekli sürdürdüklerinde bu ilişki dostluğa ulaşır; tersi ise çatışmaya. Dostlukla beraberlik ayrılmaz bir bütündür. Bedenen birliktelik yaşanmasa bile gönülde, yürekte birliktelik sürer.
"Dostluk insana erdem kazandırır. Bir başka deyim ile; erdem, dostluğun oluşmasının yardımcısıdır. Erdem, tek yaşayan insan için değil, toplum halinde yaşayan insanlar içindir. Erdemliliğimizin varlığı, ancak birlikte olduklarınızın kabulü ile gerçeklik kazanır."
"Erdem olmadan, dostluğun hiçbir türü olmaz. Dostluğu hem doğuran hem sürdüren erdemdir. Erdemden daha çok sevilebilecek hiçbir şey yoktur. Hiçbir şey onun kadar kendine sevgiyi çekmez."
"Dostluktan gelen sevecenliği, doğanın yarattığını anlamak güç değil."
"Dürüstlüğü arayanlar, sevmeye başladıkları insanın yakınlığından ve yaradılışından yararlanmak için biribirlerine bağlanırlar, yaklaşırlar ve birliktelik yaşarlar."
"Dostlar istedikleri sevgide eş olurlar. Bu şekilde eş olmak ise hakka erişmektir."
"Sevgi ile yüklü dostlar isterler ki, aralarında yardım istemekten çok yardım etmeye hazır olsunlar. Böylece yaşamlarına onur kazandırırlar."
"Yaradılışımız değişmeyeceği için gerçek dostluk ölümsüz olur. İnanıyorum ki dostluğun kökeni budur."
"Dostlukta hiçbir şey yapmacık değildir, her şey gerçektir ve içten gelir. Bu yüzden sanırım dostluğu gereksinim değil, doğa yaratır."
"Dostluklar, çıkar kaygısı ile kurulmaz. Başkalarını minnet altına sokmak için iyilik sever ve eli açık olunmaz. Bu nedenle de dostluk, bir ödül almak kaygısı ile değil, bütün kazancı o sevgide olduğu için aranmalıdır."
"Dostluğun güçsüzlükten, herkesin kendisinde olmayan bir başkasından elde etmek istediğinden doğduğunu söyleyenler, dostluğu gereksinim ve zorunluluktan doğmuş saymakla, ona çok aşağı ve hiç de soylu olmayan bir doğuş vermiş olurlar."
"Bir insanın kendine güveni ne kadar tamsa, bir insan hiçbir şeye gereksinim duymayacak, her şeyin yalnızca kendisinde bulunduğuna inanacak erdem ve bilgeliğine sahipse, o denli dost edinir ve dostunun yakınlığını kazanır."
"Kadınlar erkeklerden, yoksullar zenginlerden, mutsuzlar mutlu sayılanlardan çok, dostluğun desteğini ararlar. Tersi dostluğu yaşamdan ayırmış olur. Buysa güneşi dünyadan ayırmaya benzer."
"Dostların ahlâkı temiz olmalı. Aralarında her konuda, düşünüşlerinde, isteklerinde, ayrımsız, tam bir anlaşma olmalı. İnsana sevgi kazandıran erdemden ayrılmamalı. İnsanların dostluğa elverişli olup olmadıklarına bir karar vermek için görünür belirtileri yoktur. Onun için sağlam, değişmeyen, hep aynı kararda olan dostlar seçelim. Bunun için de öncelikle dostluğa girişim gerekir."
Cicero
|
|
| Başa dön |
|
 |
|
|
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız
|
|